Akdeniz Anemisi Belirtileri ve Tedavisi

Halk arasında Akdeniz anemisi olarak bilinen rahatsızlığın asıl ismi olan talasemi, kalıtsal olarak görülen bir kansızlık türüdür. Türkiye ve Dünya’da her 8 Mayıs Talasemi Günü olarak kutlanmakta ve bu rahatsızlıkla ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılmaktadır. Türkiye’de 1 milyondan fazla kişi talasemi tehdidi altında olmasına rağmen, bu hastlalığın farkında değildir. Bugünkü yazımızda Akdeniz anemisi nedir, Akdeniz anemisinin belirtileri nelerdir ve Akdeniz anemisinin tedavi yolları nelerdir sorularınıza cevap bulacaksınız.

 

Kalıtsal olduğu kanıtlanmış olan talasemi, özellikle Akdeniz’e komşu ülkelerin insanlarında görülen bir kansızlık türüdür. Kandaki hemoglobinin yapımında problem oluşur ve bu alyuvar eksikliğine sebep olur. Akdeniz anemisi olan kişide yeterince üretilemeyen hemoglobin türü yerine vücut başka bir hemoglobin türünü üretmeyi seçer ancak her bir türün kendine özgü görevleri olduğundan bir yerde aksaklık mutlaka çıkar.


Anne ve babanın ikisinde de hastalık olması çocuğun daha ağır geçirmesine neden olmaktadır. Kalıtsallık ebeveynlerden sadece birinden geçtiğinde diğer ebeveynin çocuğa verdiği sağlıklı gen, hastalık taşıyan geni belki etkisizleştirebilir ancak tamamen yok edemez.
Talaseminin cinsiyet ve yaş ayrımı yoktur. Kadın-erkek her insanda her yaşta görülebilecek bir hastalıktır. Genetik olarak aktarıldığı için erken yaşlarda tanı konulmaktadır. Bu hastalık çevresel koşullardan etkilenmektedir.
İlginçtir ki Akdeniz anemisi olan kişiler, yine mikrobu kana karışan sıtma hastalığına yakalanmazlar; çünkü bir insanın sıtma olabilmesi için alyuvarlarının sağlıklı olması gerekir. Talasemide alyuvarlar kendi doğal biçimlerinden farklı hallere bürünürler. Kalbe ve damlaya benzeyen alyuvarlar üretilir. Bu alyuvarların dayanıklılığı zayıf ve hacimleri olağandan küçüktür.
Alyuvarların böylesi farklı bir hal alması kanla çalışan dalağın büyümesine, kemiklerin yapısının değişmesine ve başka hastalıklara neden olur.

Akdeniz Anemisi Tedavisi

Akdeniz kansızlığının küçük türünden hasta daha rahattır. Daha uzun yaşar, daha normal bir yaşam sürer. Evlenirken eşlerinde aynı tür hastalık olmadığından emin olmalılar.
Daha ciddi olan büyük Akdeniz kansızlığında daha kötü ve daha kısa bir yaşam sürülür. Sürekli kan nakli gerekir çünkü bu türde hemoglobin oranı işlevleri yerine getiremeyecek kadar düşüktür.
Hastaların hemoglobin yüzdeleri kontrol edilemediğinde bazen dalağın çıkarılması gündeme gelebilmektedir. Tedavisi uzun bir sürece dayalı bu hastalıkta hastanın morali yüksek tutulmalıdır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir